Amaçlar ve Sonuçlar

İngilizce bilmenin önemi günümüzün gereklilikleri arasında yer almaktadır. Çağdaş kesimin hem eğitim hem iş yaşantısı hem de bilim, kültür, sanat kolları gibi birçok konuda İngilizce biliyor olmanın avantajlarına sahip oldukları görülür. İnsan eğilimi her zaman hedefe yönelik olmuştur. Eğitimin farklı kollarda, farklı zaman dilimlerinde yapılıyor olması amaçlara yönelik nedenlerden dolayı mümkün olmaktadır. İnsan psikolojisinin gerekliliği budur. “İngilizce öğreniyorum” diyen bir birey, bunu derken mutlaka amaçları için bunu der. İngilizce eğitimi için www.konusarakogren.com gibi uzaktan eğitim metotlar kişinin bireysel özelliklerini yeni bir boyuta taşır. Bununla kalmaz, İngilizce dersi adına www.konusarakogren.com‘dan detaylarına ulaşabileceğiniz metotlar ile insanların ihtiyaç duyacağı bir niteliği kazanmaları için eğitimin genel gerekliliklerini öğrencilere, çalışanlara ve eğitim alan diğer kimselere sunar.

Sağlık Kurulu Raporu çilesi bitiyor

Son yıllarda engellilere düşük sağlık raporu veriliyor du ve engelliler sağlık kurulu raporu alırken binbir zorluk çekmekteydi. nihayet bu soruna devlet bir el attı.  Engelliler.Gen.Tr sitesinde yayınlanan bir haber.

Engellilerin sağlık kurulu raporu alma çilesi bitiyor

Bu haber tüm engellilerin yüreğine su serpti.

Kekemelik Nedir? Nasıl oluşur

İnsanlarla iletişim kurmada en çok kullandığımız yöntem konuşmaktır. Birtakım konuşma bozuklukları ise iletişimin sorunlu olmasına neden olabilir. Bu durumlardan biri de kekemeliktir. Kekemeliğin kelimeleri uzatarak konuşma, tekrar ederek konuşma, konuşma esnasında kasılma gibi birçok formu mevcuttur.
Kekemeliğin nedenleri:
Üzerinde çok sayıda bilim adamı tarafından araştırma yapılmasına karşın kesin nedeni belirlenememiştir. Sebebi bilinmese de ortak düşünce, kekemeliğin sadece bir nedenden kaynaklanmadığıdır. Nedeni bilinmemekle beraber kekemeliğe zemin hazırladığı düşünülen bir takım öğeler vardır. Kişinin psikolojik durumunu bozan kazalar, çok sevdiği birinin vefat etmesi, kaza, şiddetli patlama, ölüm gibi birtakım olaylar neticesinde ortaya çıkan kokular, aile bireyleri arasında süregelen şiddetli kavga ve tartışma, anne ve babanın yanı sıra diğer aile büyüklerinin kötü davranış ve sözleri gibi durumlar kekemeliğe yol açmasa da zemin hazırlayabilir.

Kekemelikle ilgili bir takım bilgiler:

- Çocuklar genelde, 5 yaşına kadar kekeme olduklarının farkına varmazlar. 5 yaşından sonra bu farkı kavrarlar.

- Bazı vakalarda çocuk kekemelikle birlikte bir ya da birkaç parmağını emebilir, tuvaletini tutamayabilir, yemekle arası olmayabilir ya da aşırı yiyebilir, her şeye karşı hassas olabilir, özellikle yabancı toplumlarda yabancılık çekip köşeye sinebilir.
- Bu rahatsızlığın tedavisi vardır ve oldukça kolaydır.

Kekemelikte nasıl bir tedavi uygulanır:

Psikiyatrın yanı sıra konuşmasını düzenlemek adına konuşma terapilerine götürülebilir.
Çocuğa, bu sorunun çok basit bir tedavisinin olduğu anlatılmalı ve çocuk tedavi için yüreklendirilmelidir. Uzmandan aldığınız direktifler doğrultusunda nefes, okuma, dil hareketleri, çene hareketleri gibi alıştırmalar yapılmalıdır. Okuma alıştırmalarını kendini de geliştirebileceği gazete ve kitaplar vasıtası ile yapmak mantıklıdır.
Biz, onlar için neler yapabiliriz:
-Birey konuşurken bu durum normalmiş gibi davranabilir ve onu, sözünü kesmeden, müdahale etmeden dinleyebiliriz.
-Bireyin diğer artı yönleri dikkate alınarak bunlara yönelmek ve bu sayede bireysel güvenini arttırabiliriz.

-Bireyin, diğer bireylerle kıyaslanmasını önlemeye çalışabiliriz.

Son olarak unutmayalım ki kekemelerin özgüvenleri düşüktür. Konuşması esnasında dalga geçmek, ceza vermek, kızmak, susmasını istemek durumu daha kötü yerlere sürükleyebilir.


Her ne kadar bizler de birçok bilgiye sahip olsak da uzman bir psikiyatrdan destek almak gerekir.

- Bayanlarda görülme sıklığı erkeklere oranla oldukça düşüktür. 
- Her bireyde kekemelik sebebi farklı olabilir.

Rehabilitasyon merkezlerinin yönetim ve plan bakımından denetimi

- Yazımızın devamında rehabilitasyon merkezi, kısaca “merkez” olarak geçecektir.

Merkezin kendi içindeki talimatnamelerini içeren yönetmeliği ve personelin çalışma planı bulunmalı!

- Engellilerin yaşam koşullarına uygun olacak şekilde bir yıllık olan hazırlanmış olmalı ve Genel Müdürlüğün oluru alınmış olmalıdır!

- Milli Eğitim Bakanlığı ve müdürlükleri tarafından belirlenen kurallara riayet ediliyor olmalıdır!

- Yine aynı bakanlık tarafından uygun görülen eğitim programları geliştirilmiş ve pratiğe dökülüyor olmalıdır!

- Merkezin, açılması ve faaliyetini devam ettirebilmesi için istenen belgeler, vergi levhası ve personelin sigortalarının ödendiğini gösterir belge görünür bir yerde ve herkese açık olmalıdır!

- Merkezde eğitim almak üzere gelen bir engellinin, anne ve babası başta olmak üzere birinci dereceden akrabalarının sosyal incelemesi sosyal hizmetlere vakıf bir bilirkişi tarafından yapılıyor olmalı ve bu durum belgelenmelidir!

- Merkezin nüfus şartları göz önüne alındığında diğer engellilerin rahat edebilmelerini de sağlayabilmek adına merkezin alabileceğinin üstünde engelli bulunmamalıdır!

- Yine aynı şekilde merkezin yaş sınırlamasına uymayan engellilerin bulundurulmaması gerekmektedir!

- İstisnasız her engelli için, haklarındaki tüm bilgilerin yer aldığı bir dosya tutuluyor ve özenle muhafaza ediliyor olmalıdır!

- Merkezde, engellilerin gelişimlerini takip edenlerden bir ekip oluşturulmuş olmalıdır! Bu ekip merkeze yeni gelen engellilerin kabul edilmesi ve ardından da değerlendirilmesi için çalışıyor olmalıdır!

- Engellilerin gerek yaşları gerekse özürlerinin derecesine göre bir sınıflandırma yapılıyor ve her sınıfla ayrı bir uzman personel ile yardımcısı ilgilenebiliyor olmalıdır!

- Görevli personel, yetkili komisyonlar tarafından atanan ücretler dışında başka herhangi bir ücret almıyor olmalıdır!

- Ücretler alındıktan sonra, alındığına dair bir belge düzenleniyor ve bu belge daha sonra ortaya çıkabilecek durumlar ile ibraz edilmesi esnasında kullanılmak üzere saklanıyor olmalıdır!

- Gerek görevli personelin gerekse engellilerin sağlık kontrolleri her yıl minimum bir kez yapılıyor ve çıkan sonuçlar kişiye ait dosyada saklanıyor olmalıdır!

- Merkezin güvenli bir noktasında, muhasebe kaydı, evrak kaydı gibi defterler ile kişiye özel her türlü bilgilerin bulunduğu dosyalar yedekleniyor olmalıdır!

- Üst merciler tarafından talep edilen belge ve dokümanlar zaman kaybetmeden gönderiliyor olmalıdır! Ayrıca yine aynı belgelerin bir kopyası merkezde bulunuyor olmalıdır!

- Merkeze giren istisnasız her yazılı doküman ilgili evrak dosyalarına kaydediliyor olmalıdır!

- Eğer merkezde yemek çıkıyorsa, engellilerin yediği her şeyden bir numune alınarak hijyen kontrolü yapılıyor ve pişirilen yemekler vasati bir gün saklanabiliyor olmalıdır!

- Herhangi bir olumsuzluk anında müdahale edebilmek için ilkyardım dolabı eksiksiz olmalıdır!

- Eğer engellilerden biri periyodik olarak ilaç alıyorsa, bu durum kaydedilmelidir. Kayıt defterinde şunlar yer alıyor olmalıdır: İlacın ismi, hangi rahatsızlığın tedavisinde kullanıldığı, dozu, ilacı veren görevlinin adı.

Sosyal Ağların Hayatımızdaki Yeri

Sosyal ağlar son 1 yıl içerisinde okadar büyüdülerki artık takip edemez haldeyiz facebook twitter derken iş aldı başını gitti herkezin sanal dünyadaki kişiliği oldu nerdeyse ama bununla birlikte felaketlerde getirmedi değil kimisini işinden etti kimilerinin yuvasını dağıttı aslında bunlar bizim için birer tehtit ancak hala bırakamıyoruz bu siteleri farkında olmadan üçüncü şahıslara para kazandırmamız ise cabası bugun haberleri takip ediyordum iki doğum haberi birisi facebook birisi twitter üzerinden anlatılıyor özetle anlatıcak olursam ilki bir dram aslında Shana Swers isimli bir kadın hamilelik süresince her anını facebook hesabında yayınlamış lakin doğumdan sonra kalp sorunu ortaya çıkmış 10 gün sonra ise hayatını kaybetmiş ikinci haber ise Rachael Ince isimli bir bayan doğum sancıları başladığından itibaren olan her gelişmeyi cep telefonu sayesinde tweetledi işte durum bu sosyal ağlarla okadar bütünleşmiş oldukki aşklar mutluluklar üzüntüler hepsi sanal alemde paylaşılır olmuş bugun bunlar yarın başka bir ağ çıkar ona gider millet evliliklerin bile facebook üzerinden gerçekleştiğini görücez yakında böyle giderse öte yandan o sitelere güvenip özel resimlerimizi anılarımızı videolarımı paylaşıyoruz ve kötü niyetli kişilerin olduklarını unutmuş gibiyiz bir yabancının eline geçmesini düşünün o özel anlarınızın nasıl kullanacağını yada her hangi bir yakınınıza nasıl ulaşacağını düşünün artık iş verenler bile işe alıcagı insanları sosyal paylaşım sitelerindeki profillerine göre değerlendiriyorlar hayatımızı bir ağ üzerine kurmakdansa gerçekden sosyalleşmeyi tercih edebilirsiniz inanın bu daha güzel olucaktır bir süre ara verin hesaplarınızı dondurun en yakın arkdaşlarınızla çıkıp dışarı birşeyler yapın bir süre bakın aslında hayatın bir montörden ibaret olmadığını görüceksiniz

Mehmet Yaşar

http://www.mehmetyasar.net/sosyal-aglarin-hayatimizdaki-yeri.html