iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazıda çok kaliteli bir siteden bahsetmek istiyorum.İyinet.com ve frmtr .com un Türkiye gençleri (trkygnclr) için düzenlediği ve çoğu webmaster arkadaşımızın katıldığı bir seo yarışması sitesini tanıtmak istiyorum.Arkadaşımız www.seko.tk web sitesinin sahibi olan Seko ve yarışma sitesi gerçekten kaliteli olan bir blog ve bu blogta ulaşmak istediğiniz tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.İyinet gerçekten iyi ödül olan bir yarışma düzenliyor tabi tek başına değil frmtr desteği ile bizim kaliteli ve güncel iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemizde ilk sayfada yer almaktadır.

İşitme engelliler ‘tek’ tuşla işlerini daha kolay çözecek

İhtiyaçları her zaman dile getiremeyen işitme engellilerin sıkıntısını gidermek için Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu, ‘video konferans sistemi’ geliştirdi.
Engelliler, kumandadaki tek tuş ile istediği her yere görüntülü ve sesli olarak bağlanıp, sorunlarını anlatabilecek. Sistem, 50 ildeki işitme engelli derneklerine ve İstanbul, Ankara, İzmir’de belirlenen 30 ailenin evine yerleştirildi. Sistemin işleyişini merkezin üstleneceğini anlatan İşitme Engelliler Milli Federasyonu Başkanı Ercüment Tanrıverdi, burada işaret dilini çok iyi kullanan beş tercümanın görevlendirildiğini ifade etti. Tanrıverdi, sistemi şöyle anlattı: “Cihaz, işitme engelli bireylerin evinde, merkezde bir de kamu kuruluşlarında bulunacak. İşitme engelli kişi kumandadaki tek tuşa bastığında otomatik olarak merkeze bağlanacak. Orada işaret dilini çok iyi bilen özel bir personel yer alacak. Mesela, kişinin problemi adliyeyle ilgiliyse buradaki personel adliyeyi arayarak engellinin hizmet almasını sağlayacak.”

Görme engelliler için otomobil üretildi

Görme engelliler için tasarlanan otomobilin yakın zamanda imalatına başlanması bekleniyor.
Daily Telegraph’taki habere göre, Virginia Teknoloji Enstitüsü ile Milli Görme Engelliler Federasyonu, görmeyenlerin direksiyon başına geçmesini sağlayacak teknolojiyle üretilen otomobilin prototipinin 2011′de tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.

Otomobilde, yakındaki otomobiller ve objeler hakkında bilgi vererek sürücüye rehberlik eden “görsel olmayan arabağ” adlı bir teknoloji kullanılıyor.

Görme Engelliler Federasyonu Başkanı Mark Maurer, bu fikre ilk kez 10 yıl önce derneğin araştırma birimini kurduğunda kapıldığını belirterek, “Bazıları benim deli olduğumu düşündü. ‘İmkansız bir şey için niye para verelim ki’ diye düşündüler. Bazılarıysa bunun çok güzel bir fikir olduğunu söyledi” dedi.

Virginia Teknoloji’nin makine mühendisi Dr. Dennis Hong, bu teknolojinin günün birinde görme engellilerin otomobil kullanmasını sağlamanın dışında, daha güvenli olmaları için konvansiyonel otomobillerde de kullanılabileceğini söyledi.

Ford Escape marka otomobilin modifiye edilmesiyle hazırlanan otomobil, Daytona Uluslararası Sürat Pistinde ocak ayında görücüye çıkacak.

Engelli olduğum için Allah’a şükrediyorum

Diyarbakırlı Pervin Ayli yıllar önce kendi şehrindeki engelliler için bir dernek ve spor kulübü kurdu. Onlara örnek olmak için spora başladı ve atıcılıkta Türkiye şampiyonlukları kazandı. Yedi ay önce hep hayal ettiği iş imkanına da kavuştu. Ayli “Engelim olmasa buradaki herkes gibi evlenir, klasik bir ev hanımı olurdum. Şimdi dünyayı dolaşıyor, insanları tanıyorum. İyi ki engelliyim. Bunun için Allah’a hep şükrediyorum” diyor.

Star Gazetesinden Esra CENGİZ’in Haberi:

Ne siyasetçi ne yerel bir sanatçı ne de bir aşiret reisinin kızı ama bütün Diyarbakır onu tanıyor. “Bunların hiçbiri olmadan bir kadın ‘oralar’da nasıl bu kadar tanınır?” diyorsanız, Pervin Ayli’nin hikayesinden sizin de payınıza düşen hayat dersleri var demektir. Düşünün, kangren olan sorunların merkezindeki bir kentte dünyaya gelmişsiniz ve atacağınız adımlar keskin sınırlarla çok çok önceden çizilmiş. Bir kadının kabul edilebilir ölçülerdeki hareket alanını zaman zaman esnetenler çıkmış ama hiçbiri Pervin Ayli kadar o çemberi kıramamış. Üstelik gelenekler, töre ve yoksulluk gibi ekonomik ve sosyal engellerin yanı sıra bedeni de Ayli’yi kısıtladığı halde…

AİLEM OLMASA BAŞARAMAZDIM

Ayli’nin hikayesini anlatmaya ta bebekliğinden başlamak gerek. Çünkü bilinçsizlik ve imkansızlık yüzünden 3-3,5 yaşındayken geçirdiği çocuk felci onu tekerlekli sandalyeye mahkum etmiş. Bu deyimden mutlu olmayacaktır Ayli, çünkü onun için tekerlekli sandalye ‘mahkum olduğu’ bir araç değil, bedeninin bizden farklı olan bir parçası. Bu öyle, büyüdükçe kabullenilmiş bir felsefenin ürünü de değil. Ayli çocukken de aynı hissiyata sahipmiş. Oyun oynamış, eğlenmiş, arkadaşlarına liderlik yapmış hatta hak edeni yakalayıp ‘pataklamış’…

Ayli’ye göre sahip olduğu en büyük şans herkesi kıskandıracak ölçüde anlayışlı bir aileye sahip olması. Çünkü engelli çocuklarını nüfusa bile kaydettirmeyen, bırakın sokağa çıkarmayı misafir geldiğinde odalara kilitleyen, çocuğundan utanan ailelerin arasında kızını sırtına alarak zorla okula kaydettirmiş. O da ailesini hiç utandırmamış, liseyi bitirene kadar okumayı bırakmamış. Siyaset eğitimi almak istemiş ama ailenin gücü bu kadarına yetmemiş. Siyasetçi olarak derdine koşamadığı insanlara yardım etmenin başka bir yolunu bulmuş yine de… Bundan sonrasını Ayli’den dinleyelim:

“İçimde bir şeyler yapma isteği vardı. Ama ne yapacağımı bilmiyordum.TRT 3’te izlediğim Her şeye Rağmen adlı program, Diyarbakır’daki engelliler için bir şeyler yapabileceğim fikrini yarattı bende. 1998’de birkaç arkadaşımla birlikte Diyarbakır Bedensel Engelliler Derneği’ni kurduk. Engellilerin yaşadığı sorunları derneği kurduktan sonra anladım. O zamana kadar kendimi engelli olarak bile görmüyordum.

ÇOCUKLARINI GİZLİYORLAR

O kadar korkunç hikayelere tanık oldum ki… Engelli iki kardeş vardı. Aileleri onlarla aynı sofraya bile oturmuyordu. Eve misafir geldiğinde onları başka bir odada tutuyorlardı. Bir başka engelli kız, derneğe gelmek istiyordu ama ailesi izin vermiyordu. Babası ‘Kızım sakat, ben ondan utanıyorum. Bir de gelip dernekle mi uğraşacağız?’ diyordu. Bütün çabama rağmen kızı yine de bırakmadılar. Bir gün dernekten çıkıp babasını ikna etmek için evlerine gittim. Bir apartmanın yedinci katındaydı evleri ve asansör yoktu. Tekerlekli sandalyemi bırakıp ellerimin üstünde sürüne sürüne yedi katı çıktım. Gördüm ki aile bütün işlerini o kıza yaptırıyor. Çok üzücüydü ve ne söylediysem o aileyi ikna etmeyi başaramadım.”

Kızlar örnek alsın istedim

PERVİN Ayli dernek kurulduktan sonra yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Zaman zaman yılgınlığa kapıldığım oldu ama yardım edenler de vardı. Mesela bedensel engellilerin için tekstil ve galoş üretimiyle ilgili bir proje hazırladım. Dünya Bankası projeyi birinci seçti ve destekledi. Spor kulübü kurduk ama 2005’e kadar sporla ilgilenmedim. Kulübe başvuranlar hep erkekti. Kızların da gelmesini istiyordum ve ‘Örnek olursam aileler belki izin verir’ diyerek spora başladım. O sırada atıcılık şampiyonası vardı. Elime ilk kez tüfek aldım ama Türkiye 3.’sü oldum. Meğer bende gizli bir yetenek varmış. Biraz antrenman yaptım ve altı ay sonra Türkiye 1.’si oldum. Kızlar şimdi arkamdan geliyor. Halterde bir Avrupa Şampiyonumuz oldu. Diyarbakır’da birçok engellinin nüfus cüzdanı bile yoktu ama Hükümet evde bakım aylığı uygulamasını çıkarınca aileler para alabilmek için engelli çocuklarını nüfusa kaydettirmeye başladı. Bazen şöyle diyorum: Belki engelsiz olsaydım evlenir, hayatı tanımayan klasik bir ev hanımı olurdum. İyi ki engelli olmuşum. Allah’a şükrediyorum.”

Mutluyum, artık bir işim var

GÖNÜLLÜ olarak yaptıklarının yanı sıra 47 yaşındaki Pervin Ayli’nin bir de 7 ay önce başlayan profesyonel iş yaşamı var. Turkcell’in bölgeye yaptığı çok büyük bir yatırım sayesinde Diyarbakır’daki diğer bin kişi ile birlikte Ayli de iş sahibi oldu. Turkcell Global Bilgi bünyesindeki çağrı merkezinde görev yapan Ayli’nin kendisini zorlamayan bir çalışma düzeni var. Çünkü şirketi onun için evindeki odasına bir sistem kurmuş ve Ayli çağrıları buradan yanıtlayabiliyor. Ama evde olması onun disiplinini hiç etkilemiyor. Annesi Güllü Ayli “Çalışırken kesinlikle odasına girmiyoruz, yüksek sesle konuşmuyoruz ve televizyonun sesini açmıyoruz. Yoksa çok kızıyor.” Turkcell, Ayli’nin sadece işvereni değil, aynı zamanda da sponsoru. Atıcılık oldukça maliyetli bir spor olduğu için antrenman yapacak maddi güce sahip olmayan Ayli, Turkcell sponsor olduktan sonra bu imkana da kavuşmuş.

Engelliler için büyük fırsat: evden çalışma imkanı

ENGELLİLERE, ev kadınları ve gazilere evlerinden çalışabilme imkânı sunan çağrı merkezi sistemi ‘Home Agent’ hayata geçirildi. Bu sistem saysinde, 40 kişi, 750 lira maaşla evinden çalışıyor. Bu sayının önümüzdeki bir yılda 200′e çıkması hedefleniyor.

Çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri alanında faaliyet gösteren Callpex firması, engelliler, ev kadınları ve gaziler için evden çalışma sistemi geliştirdi. 40 kişi 750 lira maaşla işe başladı.

Çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri alanında faaliyet gösteren firmanın Genel Müdürü Oğuz Taşkent’in verdiği bilgiye göre, yeni sistemle çağrı merkezi çalışanları başka şehirde bile olsalar, sanki işyerindeymiş gibi çalışabiliyorlar. Evlere kurulan sistemle, mekandan bağımsız olarak çalışan elemanlar, mesai saatlerini kendileri belirliyorlar. Engelliler, ev hanımları, öğrenciler ve gaziler için büyük kolaylık getiren sistem sayesinde, şu an 40 kişi evinden çalışıyor. Bu sayının önümüzdeki 1 yılda 200′e çıkarılmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Home Agent’da IP Contact Center adı verilen son derece gelişmiş bir teknoloji kullanılıyor. Bununla, ev kullanıcılarını internet üzerinden rahatlıkla sisteme bağlanabiliyor. Sistemin tüm kurulumu firma tarafından karşılanıyor. Bunun için gerekli olan tüm bilgisayar sistemi, kulaklıklar ve internet paketini Callpex tedarik ediyor. Evden çalışan kişilerin sadece bir oda ya da sessiz ve sakin bir ortam yaratması yeterli oluyor.
Oğuz Taşkent, Home Agent iş modelinde ücret politikasının normal bir çağrı merkezinin uygulamasından farklı olmadığının altını çizerek, “İşe yeni başlamış, standart bir evde çalışan ortalama 750 lira gelire sahip oluyor. Bu gelir kazanacağı yetkiyle birlikte artıyor” dedi.
Benzer şekilde bir sosyal sorumluluk projesini daha hayata geçireceklerini söyleyen Oğuz Taşkent, şöyle devam etti: “İşitme engellilere yönelik görüntülü çağrı merkezi projesini önümüzdeki aylarda hayata geçireceğiz. Çok yakında özellikle müşteri hizmetleri ve telefonla satış projelerinde işitme engellilere görüntülü çağrı merkezi üzerinden hizmet vermeye başlayacağız.”

Taşkent, Home Agent teknolojisini 1,5 yıllık bir Ar-Ge faaliyeti sonrasında geliştirdiklerinin altını çizerek, şöyle konuştu:

”Şu anda dünya standartlarında bir platforma sahibiz. Dünyada farklı bölgelerde uygulanan bir yöntem olan Home Agent’ı Türkiye’de de yaygın olarak uygulamayı hedefliyoruz. Marka tescil hakkı başvurusunu da yaptığımız Home Agent ile amacımız, teknolojiden yararlanarak aynı merkezi çalışma ortamında değil, evden çalışan müşteri hizmetleri yetkilileriyle kurumlara hizmet sağlayabilmek. Bu şartlarda çalışmak isteyen adaylar, İş Kanunu gereği tam zamanlı veya yarı zamanlı olarak iş başvurusunda bulunabiliyor. Bu adayların belirledikleri boş zamanları ile kendi beklentilerimizi örtüştürerek bir mesai saati belirliyoruz. Böylelikle kişiler, bizim çalışma şartlarına uygun olarak, kendi belirledikleri zaman diliminde çalışabiliyorlar. Bu da çalışan açısından büyük bir kolaylık ve motivasyon aracı oluyor.

Sistemin bakımı, denetimi ve desteği de bizim tarafımızdan yapılıyor. Böylece herhangi bir kişi, sermayeye ihtiyacı olmadan evinden iş sahibi olabiliyor.”

İLK İŞE BAŞLAYANA 750 LİRA GELİR
Home Agent uygulamasında, herhangi bir çağrı merkezinde müşteri yetkilisi olarak çalışabilecek profillerde olan kişileri aradıklarını dile getiren Taşkent, bunları şöyle sıraladı:

”Temel iletişim becerileri kuvvetli, strese karşı dayanıklı, temel eğitime sahip, bunun yanında da özellikle konuşmasıyla karşısındaki kişide güven uyandıran ve müşteriyi ikna edebilme kabiliyetine sahip olan herkes Home Agent olarak çalışabilir. Bu aşamada, kişiden çok ev veya çalışılacak ortamın bu işe uygunluğuna bakıyoruz ki burada belirleyici olan kural sessizlik. Bu hizmetin çocuk gürültüsü, televizyon sesi gibi bazı gürültüleri almayan bir ortam veya odada verilmesi dışında bir beklentimiz yok.”

”SEKTÖRÜN ÜZERİNDE BÜYÜME KAYDETTİK”
Sektörün ekonomik kriz ve durgunluğa rağmen, Türkiye genelinde 2008 yılında yüzde 26 ve 2009 yılında yüzde 26,5 oranında büyüme gösterdiğini dile getiren Taşkent, ”Biz ise Callpex olarak bunun da ötesine geçerek, bu yılın ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 300′e varan büyüme kaydettik, büyük adımlar attık. Var olan hızlı büyüme temposu içinde, özellikle engelli vatandaşlarımıza ve ev hanımlarına ulaştığımızda, bu hedeflerimizi de fazlasıyla aşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

İŞİTME ENGELLİLERE GÖRÜNTÜLÜ ÇAĞRI MERKEZİ
Taşkent, yine benzer şekilde bir sosyal sorumluluk projesi olarak görülebilecek, işitme engellilere yönelik görüntülü çağrı merkezi projelerini de önümüzdeki aylarda hayata geçirmek için çalışma başlattıklarını ifade ederek, ”Çok yakında özellikle müşteri hizmetleri ve telefonla satış projelerinde işitme engellilere görüntülü çağrı merkezi üzerinden hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Çağrı merkezlerinde kaliteyi kontrol edebilmek için en önemli etkenlerden birinin müşteri hizmetleri yetkilisinin yaptığı görüşmeleri izleyebilmek olduğunu ifade eden Taşkent, bu sebeple bütün bu çalışmayı uzaktan yönetebilecekleri bir teknolojik platform oluşturduklarını, böylece, 15-20 kişilik takımları yöneten takım liderlerinin çalışmasını uzaktan gerçekleştirebilme olanağına sahip olduklarını bildirdi.

Spastik engelli kıza komşu şoku

Spastik kızları için apartman girişine portatif rampa yaptıran aile komşu şoku yaşıyor.

İzmirli Mehmet Rıfat Moran ile eşi Nermin Moran spastik kızları Sinem’i yıllarca sırtlarında taşıdı, okula, gezmeye, doktora götürdü.

Sahip oldukları daire üçüncü katta olmasına karşın gençlikleri sayesinde Sinem’i kucaklarında yıllarca taşıyan Moran çifti, yaşlılıkla birlikte zemin katta bir ev sahibi olmaya karar verdi. İki ay önce yeni evine taşınan aile, kızlarının akülü arabasını dışarı çıkarabilmek için girişe ve merdivenlere rampa yaptırdı. Sekiz daireli apartmandaki dört kiracı, kendilerinden izin alınmadan, apartmanın içindeki basamakların rampa ile örtüldüğünü önü sürerek Balçova Belediyesi’ne şikâyet dilekçesi verdi. Belediye yetkilileri, apartman sakinlerinin rızası olmadığı için rampanın kaldırılmasını istedi.
Baba Moran, “Ben bu apartmana mal sokmuyorum ki. Kızımı sokuyorum. Böyle insanlık dışı bir davranış nerede görülmüş? Valilik’ten gelecek cevabı bekliyoruz, eğer istediğimiz kararı alabilirsek hepsine dava açacağız” dedi.

Komşularının tepkisine ve anlayışsızlığına isyan eden Sinem Moran ise “Engellilerin hakları, kanunu var. Elbette bu rampa yasalar sayesinde yerine konulacak, ben de ev hapsinden kurtulacağım” diye konuştu.
Tedaviye bile gidemiyor
Salonlarına aldıkları rampaya yaşlı gözlerle bakan Sinem Moran, “Kasılmalarım çok arttı. Fizik tedaviye gidemiyorum. Sosyal hayatım, özel hayatım kalmadı” şeklinde konuştu.