Hissedilebilir Yüzey

İlk yazımız hissedilebilir yüzey hakkında. Görme engelli kişiler dışarıda yürürken çeşitli zorluklar çekerler. Siz görebilen biri olarak gideceğiniz yönü kolayca algılarsınız, neyden ve kimden uzak durmak gerektiğine gördüklerinize dayanarak karar verebilirsiniz, kullanılmaya uygun olmayan bir kaldırımı fark eder ve hemen yolunuzu değiştirirsiniz. Görmeyen biri bunları böyle anında ve rahat bir şekilde yapamaz. Hissedilebilir yüzey görme engellilerin sokakta yürürken karşılaşabileceği zorlukları minimuma indirmek, onları bu yönden biraz olsun rahatlatmak için tasarlanmış bir yüzey ürünüdür. Görme engelli yolu veya hissedilebilir zemin olarak da anılan bu kabartma dokulu yüzeyler görme engelli kişilerin dokunma duyusuna hitap eder, onları yönlendirir ve amaçlarına uygun olarak yol değiştirmelerini kolaylaştırır.hissedilebiliryuzey

Neden dışarıya çıkarız? Hava almak, okula veya işe gitmek, kafamızı dağıtmak, güneşte ısınmak veya yağmur damlalarının tadını çıkarmak, karda kaymak, işlerimizi halletmek, çevremizi algılamak için vesaire; bu liste uzar gider. Ve dışarıya çıktığımız zaman görülmeye değer bulduğumuz veya merakımızı uyandıran şeylere daha uzun uzun bakarız, şimdi nereye sapacağımıza hemen karar veririz, yolumuzu değiştirmemizi gerektiren bir şeyi hemen fark ederiz. Görme engelli kişiler için bu böyle değildir, görebilen biri için bu kadar basit ve gündelik bir şey olan dışarıda, sokaklarda olma hali onlar için aklımıza bile gelmeyen riskler ve sıkıntılar barındırabilir. Bu yüzden devletlerin göremeyen (Veya başka fiziksel engelleri olan) vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için engelli yürüme yolu gibi kolaylıklar oluşturması gerekir ve beklenir. Hissedilebilir zeminler sayesinde görme engelliler dışarıda daha kaliteli zaman geçirebilirler, potansiyel tehlikelerden korunabilirler, çarpma – düşme gibi durumlara daha az maruz kalırlar.

Hissedilebilir yüzeylerin ilk olarak ortaya çıktığı yer Japonya’dır. (1965) Daha sonra Amerika (1980), İngiltere (1983) ve başka ülkelerde de şehir planlarına dahil edilen bu uygulama Türkiye’ye 12 Temmuz 2006’da Resmi Gazete’de yayınlanan Başbakanlık Genelgesi ile gelmiştir. Bu Erişilebilirlik veya Ulaşılabilirlik Eylem Planı çerçevesinde yer alan bir uygulamadır ve bir şehirde yaşayan herkesin o şehirdeki kamu hizmetlerinden ve kamu binalarından yararlanmak konusunda eşit haklara sahip olduğu mantığına dayanır.

Hissedilebilir yüzeylerin kullanım alanları:
İlk olarak 1965’de Japonya’da tasarlanmış olan bu kabartma yüzeyler yaya geçitlerinde, engel teşkil eden kent mobilyalarının çevresinde, kaldırım hatlarının üstünde ve kaldırımlardaki rampaların önünde, gişe – danışma vb. yerlerin ve istasyonların önlerinde konumlandırılır. Bu yüzeyler hastane, park, otel, kamu binası, cami, alışveriş merkezi, banka, toplu taşıma bekleme istasyonu, benzin istasyonu, otogar, telefon kulübesi gibi yerlere uygulanabilir. Kamu kullanımına açık alanlarda yönleri ve muhtemel tehlikeleri algılamakta zorlanan görme engelliler böylece bunları hissederek algılama olanağına kavuşurlar ve hayatları bu yönden biraz daha kolaylaşır.

hissedilebilir-yuzey

Hissedilebilir zeminlerin özellikleri:
Hissedilebilir yüzey özel bir amaca yönelik olarak tasarlanıp kullanılan bir üründür ve amaca ulaşması, yani görme engelli bireylerin dışarıda geçirdiği zamanları daha kaliteli ve güvenli kılması, onların çeşitli işlerini daha az zorlanarak halletmesini sağlaması için bazı özelliklere sahip olması gerekir. İdeal bir görme engelli yolu elastik olmalı, kaymamalı, koku yapmamalı ve kolayca temizlenebilmelidir. İçeriğinde alev geciktiriciler bulunmalı, böylece yanmaya karşı dirençli olmalıdır. Montaj kolaylığı önemlidir; kaliteli bir hissedilebilir zemin iç ve dış mekanlara pratik bir şekilde uygulanabilmelidir. Hissedilebilir yüzeylerin yüksek alkali ve asitlere karşı dayanıklı olması, tını farklılığı oluşturarak görme engelli kişilerin yönlerini daha rahat bulmalarını sağlaması gerekir. Bu yüzeylerin mekanik mukavemeti yüksek olmalıdır. Ayrıca UV ışınlarından etkilenip renk değiştirmeyecek şekilde üretilmeleri gerekir.

Görme engelli yolu
Kılavuz yol olarak da anılan hissedilebilir yüzeylerin işlevlerini tam olarak yerine getirebilmeleri uygun özelliklere sahip olmaları ve amaçlanan faydayı sağlayacak şekilde uygulanmalarına bağlıdır. Uygulamanın kafa karıştırmaması için basit ve sürekli olması gerekir. Ayrıca düzgün, engelsiz ve güvenli olması gerekir. Yüzey beyaz bastonla rahatça hissedilebilmeli ama görme engellilerin veya görme gücü düşük olan kişilerin böyle bir yüzeyde bastonsuz yürümeyi tercih edebileceği de unutulmamalıdır, zira bu yüzeylerin bir özelliği de ayak tabanıyla hissedilebilmeleridir. Dokunma duyusu görme engelli kişilerde çok gelişmiş durumdadır, bu yüzden olması gerektiği gibi olan hissedilebilir yüzeyler onların işlerini çok kolaylaştırabilir. Görme engelli yolları başkalarını rahatsız etmeli, onlara ihtiyacı olanları ise doğru bir şekilde yönlendirmeli ve optimum fayda sağlamalıdır. Bu yüzeyler uygulandıkları zemine kontrast teşkil eden bir renkte olmalıdır, böylece çok az gören kişiler onları görebilir. Bu tip yüzeylerde daha çok sarı renk tercih edilir; çünkü sarı parlaklık seviyesi yüksek ve görsel olarak fark edilmesi saha kolay bir renktir. Bu yüzeyler ıslandığı zaman kaymamalı ve akustikleri çevredeki diğer yüzey malzemelerinin akustiğinden farklı olmalıdır. Ayrıca hissedilebilir yüzeyin güzergahında engeller bulunmamalıdır.

Hissedilebilir zemin çeşitleri:
Kılavuz iz:
Görme özürlülerin gidecekleri yere güvenlik içerisinde erişmelerini sağlamak amacıyla kullanılan kılavuz iz üstünde birbirine paralel en az 6 adet çubuğun bulunduğu, asgari 40 mm. genişliğindeki bir yüzeydir. Bu yüzeyin üstündeki çubuklar hareket yönüne paralel olarak düzenlenmiştir.

Uyarıcı yüzey:
Uyarıcı yüzey olarak adlandırılan hissedilebilir yüzey tipi görme engelli bireyleri çeşitli kentsel engeller ve seviye farklılıkları konusunda uyarmaya yarar ve yaya geçitlerini zorlanmadan kullanabilmelerini sağlar. Bu tarz yüzeylerin üstündeki uyarıcı kabartma dokusu kesik kubbeler şeklinde olur.

Eliptik yüzey veya eliptik uyarıcı yüzey:
Kabartma dokusu elips biçiminde düzenlenmiş olan eliptik yüzeyler görme engellilerin metro gibi raylı sistemlerde ve hemzemin geçitlerindeki seviye farklılıklarını algılayabilmelerini sağlar.
Şunu da ekleyelim ki birçok ülkede hissedilebilir yüzeylerde saydığımız bu 3 tabaka kullanılmakla beraber aslında bu tabakalar göremeyen veya çok az gören kişilere daha fazla fayda sağlamak ve onların karşılaşacakları riskleri azaltmak için daha da çeşitlendirilebilir.

Ülkemizde genellikle 2 tabaka kullanılmaktadır; yola devam edilebileğini belirten çubuk şeklindeki kılavuz iz ve durulması gerektiğine işaret eden uyarıcı yüzeyler. Bu 2 tabaka türü hissedilebilir zeminlerin demirbaşları sayılır. Oysa aslında görme engellileri farklı riskler için uyaracak başka yüzey alternatifleri de vardır.

Engelli Yürüme Yolu

Ülkemizde engelli bireylerin hissedilebilir yüzey vb. ihtiyaçları yeterince karşılanıyor mu?
İnternet ortamındaki engelli forumları gibi platformlara, makalelere göz atarsanız ülkemizde gerek hissedilebilir zemin konusunda olsun, gerek başka konularda olsun engellilerin hayatını kolaylaştıracak detaylara yeterince önem verilmediğini fark edersiniz. Engellilerle ilgili sorunlar sosyal yardım mantığıyle çözülebilecek konular değildir, böyle şeylerin etkisi olsa bile çok az olur. Esas olan belediyelerin bu konulara ve bu konularda yapılan uygulamaların daha doğru olmasına daha çok önem vermeleridir. Örneğin mallarını yaya yollarında sergileyen ticarethaneler ve kaldırımlara park etmiş araçlar engelli bireylerin hayatını zorlaştıran unsurlardır ve caydırıcı cezalar uygulamak bu sorunu ortadan kaldırabilir. Yaya yollarında engellilerin hayatını kolaylaştırmak adına yapılan düzenlemelerin bazılarında yaya kaldırım ölçüleri ve rampaların genişliği – eğimi doğru bir şekilde yapılmamaktadır. Bazı yerlerde bulunan hissedilebilir yüzey uygulamaları hatalıdır; hatta bazıları lokanta masası, duvar, market tezgahı gibi yerlere çarpmaktadır.

Engelliler şehir hayatının en çok düşünülmesi ve gözetilmesi gereken grupları arasındadır. Devletin çeşitli kademelerinde çalışan kişiler olsun, vatandaşlar olsun hiç kimse görme, duyma, yürüme, hareket edebilme gibi işlevlerini kaybetme riskinden muaf değildir. Hayat bugünden yarına değil, bu sabahtan bugün öğlene kadar bile değişebilen bir dinamiğe sahiptir ve başa gelecek değişiklik olumlu da, olumsuz da olabilir. Engelli kişiler için gerekli sayıda ve gerekli özelliklere sahip hissedilebilir yüzey, rampa vb. kolaylıkların sağlanması bugün onların hayatına büyük bir kolaylık getirirken bizim için bir şey fark etmeyebilir. Ama yarın bu gibi kolaylıklara ihtiyaç duyan biri haline gelmeyeceğimizin hiçbir garantisi yoktur. Bu yüzden devletler engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmak adına yapılabilecek herşeyi yapmalı, diğer insanlar da onların işini zorlaştıracak engellilerin park yerlerine veya kaldırımlara park etmek, mallarını kaldırımları işgal edecek şekilde sergilemek gibi şeylerden kaçınmalıdır.

Sosyal Platformlarda Beğen, Paylaş:

Bir Cevap Yazın