İşitme Engelliler

İnsanların işitebilmesi için belli bazı koşulların sağlanması gerekir. Öncelikle duyabileceğimiz bir ses olmalı ve bu ses kulağımıza ulaşmalıdır. Bu ses kulağımızın alabileceği frekans ve şiddet sınırları içinde olmalıdır ayrıca. Sesin kulağın dış, orta ve iç kısımlarını aşması; son olarak da işitme merkezine ulaşıp burada algılanması gerekir. Bu işlevlerden herhangi biri aksıyorsa ortada bir işitme yetersizliği var demektir. İşitme engelliler vücutlarının işitmenin gerçekleşmesini sağlayan sistemlerinde şu veya bu ölçüde aksamalar olan, duyma yetilerini kısmen veya bütünüyle kaybetmiş olan kişilerdir. isitme-engelli-cocuk 

İşitme engelinin nedenleri 3 kategori altında incelenir; doğum öncesi nedenler, doğum anında ortaya çıkan nedenler ve doğum sonrası nedenleri. Şimdi bu konuyu biraz daha açalım:

İşitme engelinin doğum öncesi nedenleri:

Gebelik döneminde geçirilen sarılık, kızamıkçık, kabakulak vb. hastalıklar, enfeksiyon veya kazalar bebeğin işitme engelli olmasına yol açabilir. Anne adayının ototoksit ilaçlar veya alkol kullanması, akraba evliliği, kan uyuşmazlığı ve kalıtsal faktörler de bebeklerin işitme engeliyle doğmasına yol açan etkenler arasındadır.

İşitme engelinin doğum anında oluşan nedenleri:

Doğum esnasında meydana gelen komplikasyonlar, erken doğum, bebeğin düşük ağırlıkla doğması veya kanının değiştirilmesini gerektirecek bir sarılık geçirmesi bebekte işitme kaybı oluşmasına yol açabilir. Doğum sırasında bebeğin baş, boyun ve kulak kısımlarında zedelenme olması ve erken doğum da işitme engelinin doğum anı nedenleri arasında yer alır.

İşitme engelinin doğum sonrası sebepleri:isitme-engelli-bebek

Bazı çocukluk hastaları ve yaralanmalar bireylerde işitme engeli oluşmasına yol açabilir. 3 aydan fazla devam eden kronik orta kulak iltihabı ve orta ya da iç kulağın yapısının zedelenmesi de işitme engelinin doğum sonrası nedenleri arasındadır.

İşitme engelliler başkalarıyla nasıl iletişim kurarlar?

İşitme engelli bireyler başkalarının ne söylediğini duyamazlar ama başka iletişim yöntemleriyle muhataplarının ne söylediğini anlayabilirler. Bu yöntemlerden biri olan dudak okuma daha çok tahminlere dayalı bir iletişim yöntemidir, zira çıkardığımız seslerin ancak yüzde 40’ı görsel olarak algılanabilir. Karşınızda söylediklerinizi dudak hareketlerinizden anlamaya çalışmak durumunda olan işitme engelli biri varsa konuşma hızınızı iyi ayarlamalı, ağız hareketlerinizi çok abartmamalısınız. Normal hızda, tane tane bir konuşma yaparsanız karşınızdakinin sizi anlaması daha kolay olur.

Konuşma veya işitme engelliler kendi aralarında anlaşmak için işaret dilini de kulanırlar. İşaret dili el ve kol hareketleri, yüz mimikleri ve beden hareketlerinden  oluşan görsel bir dildir. Bu sessiz dil evrensel değildir, ülkeden ülkeye değiştiği gibi aynı ülkede bölgesel farklılıklar bile gösterebilir. İşitme engeli olmayan kişiler de işitme engellilerle iletişim kurmak için bu dili öğrenebilirler.

İşitme engelli bireyler ile iletişim kurmanın püf noktaları:

Karşınızda işitme engelli biri olduğunu hemen anlamayabilirsiniz çünkü işitme engeli görünmez bir engeldir. Duyamayan bir kişinin konuştuklarını da anlamayabilirsiniz, bu durumda ondan söylediklerini tekrar etmesini istemelisiniz. Yine anlamazsanız bu sefer yazmasını rica edebilirsiniz. İşitme engelli bir kişinin yazdıklarına bakarken ve siz ona bir şeyler yazarken şunu unutmayın; işaret dili onun anadili olabilir ve Türkçe dilbilgisi konusunda pek bir şey bilmeyebilir. Kendisinin yazdıklarını bu bilginin ışığında değerlendirmeli, kendiniz de basit cümleler yazmalısınız. Yani biraz dikkatli ve sabırlı olmak gerekiyor, onun sizi – sizin de onu anlamadığınıza hükmederek iletişimi hemen keserseniz mutababınızın kalbi kırılabilir.

Dudak okuma eğitimi almış ve anlaşılır bir şekilde konuşabilen işitme engelliler ile iletişim kurarken kişiyi tanımaya çalışmalı, onun konuşmalarını iyi anlayıp anlayamadığınız test etmelisiniz. Ayrıca siz konuşurken size baktığından emin olmalısınız. İşitme kaybı sorunu olan ve işitme cihazı kullanan biri hiçbir zaman tam olarak normal işitme yetisi olan biri gibi olamaz, bunu unutmayın ve sesinizi ona göre ayarlayın. Böyle biriyle konuşacağınız zaman kendisinin yüzünüzü, özellikle de dudaklarınızı görecek konumda olmasına da dikkat etmelisiniz. Dudaklarınızı kapatan sakal ve bıyıklarınız varsa bu karşınızdakinin söylediklerinizi ağız hareketlerinizden anlamasını güçleştirir. Karşınızda tamamen değil kısmen işitme engelli olan biri varsa onunla mümkünse gürültüsüz bir ortamda konuşmalısınız, çünkü bu durumdaki biri dudaklarınızı okumanın dışında sizi duymaya da çalışabilir.isitme-kaybi-tedavisi

İşitemeyen biriyle konuştuğunuz zamanlarda ortam aydınlık olmalı. Sesinizi dikkatle ayarlamalısınız, heceleyerek konuşmamalı; yüksek sesle konuşmaktan ve bağırmaktan kaçınmalısınız. Kısık sesle konuşmak da doğru değildir. Dudak okumak çok kolay bir şey değildir ve bazı harfler dudaktan görülmez. Muhatabınız söylediğiniz kelimeyi veya cümleyi anlamadıysa aynı anlama gelen başka kelimeler kullanmayı deneyebilirsiniz. Yüz ifadelerinizi ayarlamanızın da faydası olur, zira etkili yüz ifadeleriyle desteklenen konuşmalar dudak okumayı kolaylaştırır.

İşitme engelinin belirtileri:

İşitme engelli bebekler çevrelerindeki seslere tepki vermezler. İşitme engelli breylerde görülen diğer belirtiler ise şunlardır; söylenenleri anlamakta zorluk çeker, bazen birkaç kere tekrarlanmasını isterler. Konuşmaları ve çıkardıkları diğer sesler fark edilir derecede bozuk olabilir. Kendilerine arkadan seslenildiğini duymayabilir, siz konuşurken sürekli yüzünüze bakarlar. Televizyonun veya radyonun sesini haddinden fazla açarlar. Bazıları toplu konuşma ortamlarından uzaklaşır.

İşitme engelli çocukların özellikleri:

İşitme engelli çocuklar normal duyan yaşıtlarından tamamen farklı değildirler fakat engellerinin derecesine göre bazı gelişim farklılıkları gösterebilirler. Dili kullanmayı gerektiren okuma – yazma gibi alanlardaki becerileri yetersiz olabilir. Dilin zihinsel gelişim sürecinde önemli bir rolü vardır; işitme engelli çocukların işitsel girdilerinin azlığı, dil becerileri ve kavram gelişimlerinin yetersiz olması zihinsel gelişimlerinin de yetersiz olmasına yol açar. Topluma uyum sağlamakta zorlanırlar, bu sa kendilerini soyutlanmış hissetmelerine sebep olur. İşitebilenler kadar bol, rahat ve kaliteli iletişim kuramazlar; sosyal ve duygusal gelişimleri bundan olumsuz etkilenir. Sesleri duymadıkları ve sözel uyaranları algılayamadıkları için dil kazanımı yönünden geride kalırlar. Kendisiyle iletişim kurulmayan veya çok az kurulan bir işitme engelli çocuk önemli bir duyguyu hissetmez; sosyal çevrenin bir parçası olduğu duygusunu. Bu da olumlu bir benlik algısı oluşturmasını engeller.

İşitme engelinin tanısı ve tedavi yöntemleri:

Uzmanlar tarafından yapılan işitme testleri kişilerin ne tip ve hangi seviyede bir işitme kaybı yaşadıklarını ortaya çıkarır. Yenidoğan bebek ünitesinde, bebek doğar doğmaz yapılan OAE testi iç kulağın aktivitesinin belirlendiği bir testtir. Bu testi geçemeyen bir bebeğe hemen ‘İşitme kaybı var’ tanısı koyulmaz, bebek bu açıdan kontrol altına alınır ve başka testler (ABR – Baer testi ve buna ilave olarak EAİ testi) yapılır. Kesin karara bu testlerden sonra varılır.

İşitme kaybı tedavisi için uygulanan yöntemlerden biri uzmanların önerdiği bir işitme cihazı kullanmaktır. Bazı işitme kayıpları koklear implant takılarak tedavi edilir. Geçici işitme kaybı söz konusu ise uzman doktor kontrolünde bazı ilaçlar kullanılır.isitme-kaybi

Sosyal Platformlarda Beğen, Paylaş:

Bir Cevap Yazın