Ruh ve Sinir Hastalıkları


ruh-ve-sinir-hastalıklarıFarklı sebeplerden kaynaklanan ve kendini farklı belirtilerle gösteren sinir hastalıkları insanların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Sorun bazı hallerde danışmanlık ve telkin tedavisiyle halledilebilirken bazen hem danışmanlık desteği almak, hem de ilaç kullanmak gerekiyor. Durum bireyin kendisine ve / veya çevresine zarar vermesine yol açacak kadar ciddiyse tedavinin hastane ortamında ve uzman kontrolü altında yapılması zorunlu oluyor. Aşağıda bazı ruh ve sinir hastalıkları hakkında genel bilgiler bulabilirsiniz.

Obsesif kompülsif bozukluk: (OKB)

Takıntı hastalığı olarak da anılan bu sorun birdenbire başlayabileceği gibi bireye sıkıntı veren bir olayın sonrasında da ortaya çıkabilir. Kişinin kafasında sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceği veya kendisinin onlara zarar verebileceği, temas ettiği kişilerden mikrop kapabileceği, evden ocağı veya kapıyı açık bırakıp da çıkmış olabileceğiyle ilgili kuşkular vardır ve bunlar sıklıkla, yerli yersiz aklına gelirler. Kişi çoğu zaman bunların saçma olduğunu bilir ama böyle düşünmekten kendini alıkoyamaz. Bu düşünceler onu yapmadan duramadığı, durmadan tekrarladığı ve kendini katı bir biçimde uygulamak zorunda hissettiği davranışlara sürükler. Bu düşünce ve davranışların kişinin hayatını (Ve yakınlarının hayatını da) çekilmez hale getirmesi halinde ortada anksiyeteden kaynaklanan psikolojik hastalık çeşitleri arasında yer alan obsesif kompülsif bozukluk sorunu var demektir.

Paranoid kişilik bozukluğu: (Paranoya)

Karmaşık bir psikolojik hastalık türü olan paranoya genelde genç erişkinlik döneminde başlar ve bir aile bireyinden diğerine geçebilir. Paranoyak bir kişi hayatla, insanlarla ilgili temelsiz ve yersiz kuşkular içindedir. Erkeklerde kadınlara göre daha çok görülen bu durumdan muzdarip olan bireyler sıradan bir davranışı veya sözü bile kendilerine yönelik bir aşağılama, bir tehdit olarak algılayabilirler; inatçı ve kincidirler, affetmek ve unutmak defterlerinde yazmaz, kıskançtırlar, kendilerine oldukça güvenirler ama çevrelerindeki insanlara güvenemezler. Başkalarının kendilerini sömürdüğünü, aldattığını düşünürler; çevrelerindeki insanların sadakatiyle ilgili yersiz kuşkulara kapılırlar. Paranoyaklar grup terapisi için uygun kişiler değildirler, onlara bireysel terapi uygulanması gerekir.

psikiyatrik-hastalık-çeşitleri-panik-atak psikolojik-hastalik-rahatsizlik-cesitleriParanoid şizofreni:

Kendi içinde birtakım alt gruplara ayrılan paranoid şizofreni toplumda yaygın olarak görülen ruh ve sinir hastalıkları arasında yer alır. Bu hastalıktan muzdarip olan kişiler dışarıdan dengeli görünen ama aslında anlaşılması güç sorunlar barındıran bir kişiliğe sahiptirler. Tüm sorunlarını dışarıya hiçbir belirti vermeksizin içlerinde yaşayan bu kişiler incelendiği zaman epeyce bir kısmının sesli veya görüntülü halüsinasyonlar gördüğü, paranoya sahibi oldukları anlaşılır. Bazen aralıklarla, bazen de uzun sürelerle görülen bu psikolojik hastalık tedavi edilmezse hasta psikoza girip yaşamla bağlarını koparabilir. Bir kişiye paranoid şizofreni teşhisinin koyulabilmesi için hastalığın belirgin semptomlarının bir uzman tarafından incelenmesi gerekir. Belli başlı belirtileri takip ediliyor olmakla ilgili kuşkular duymak, gerçekte olmayan kokular ve tatlar hissetmek, dünyaya özel bir görevle gönderilmiş olağanüstü bir insan olduğuna inanmak, tehdit eden veya emir veren sesler duymak, bir inanca takıntı derecesinde bağlı olmak olarak sıralanabilir. Paranoid şizofrenlerin kuşkular ve aslında olmayan şeylerle dolu gergin bir iç dünyaları vardır, bazıları muhataplarına karşı ani saldırgan hareketlerde bulunabilirler.

Travma sonrası stres bozukluğu:

Ruh sağlığı en genel ifadeyle bireyin kendisiyle ve diğer insanlarla uyum ve denge içinde olması olarak tanımlanabilir. Bazen kişi ciddi bir fiziksel veya ruhsal hastalığı yokken, hayatı yolunda giderken ekstrem bir travmatik olay yaşar ve çoğunlukla bu olaydan birkaç saat veya birkaç gün, daha nadir olarak da birkaç hafta veya ay sonra olumsuz şeyler yaşamaya başlar. Kişide korku, dehşet, acizlik duygusu, aşırı telaş ve kaygı gibi tepkiler oluşmasına sebep olan bir olaydan sonra ortaya çıkan bu psikolojik rahatsızlık insanın daha önce korkmadığı şeylerden korkmaya başlamasına, uyku ve iştah sorunları yaşamasına, kendini suçlamasına, gerginlik ve çaresizlik hissetmesine, zaman kavramını farklı bir şekilde algılamaya başlamasına sebep olabiliyor. Travma sonra stres bozukluğu cinsel saldırıya, aile içi şiddete, işkenceye, şiddet içeren bir suça maruz kalmak; teröristler tarafından rehin alınmak, deprem veya yangın gibi bir felaket yaşamak, uzun bir süreyi bir savaşın içinde zor şartlar altında geçirmek vb. olaylardan sonra ortaya çıkıyor.

depresyon-takinti-panik-atak Panik bozukluk:

Bir anksiyete bozukluğu türü olan panik bozukluk kişinin kalp krizi veya felç geçireceğini, öleceğini, tekrar panik atak geçireceğini düşünerek devamlı bir kaygı ve korku hissetmesi durumudur. Panik ataklar genelde birdenbire ortaya çıkar ve birkaç dakika sürerler, fakat bazen daha uzun sürdükleri de görülür. Panik atak geçiren kişinin duyduğu kaygının şiddeti genellikle içinde bulunduğu durumla orantılı değildir. Bu ataklar insanın çarpıntı, titreme, bulantı, baş dönmesi, ateş basması veya üşüme, göğüs ağrısı, uyuşma duygusu, nefes darlığı, aklını kaybetme korkusu ve boğulma hissi duymasına yol açarlar.

Bipolar bozukluk:

Bipolar bozukluk toplumda yüzde 2 oranında görülen ruh ve sinir hastalıkları arasındadır. Belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve daha önceleri manik depresif hastalık olarak anılan bu ruhsal hastalık türünün genel tablosu şöyledir: Kişi duygu durumunun aşırı yükseldiği manik dönemler ve çökmesine yol açan depresif dönemler geçirir, sonra duygu durumu yine yükselir ve aralarda genellikle normal duygu durum dönemleri yaşar. İlaçlarla ve psikolojik tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilen bu hastalığın mani devresinin belirtileri kişiye göre değişmekle beraber bazı genel belirtiler sayılabilir. Eski isimlerinden biri de manik depresyon olan bipolar bozukluğa maruz kalan kişiler aşırı enerjik ve her zamankinden daha konuşkan olur, kolaylıkla sinirlenir, aşırı para harcama eğilimi gösterebilir ve çok az uykuyla yetinebilirler. Manik devrede birey kişiliğiyle uyumlu olmayan tavırlar sergileyebilir, zihni heyecan verici yeni fikirlerle dolar, kendini her zaman olduğundan ve başkalarından daha önemli hissedebilir. Bipolar depresyon döneminde yaşanan depresif ruh haline gelince; bu durum herhangi birimizin gün içerisinde düşebileceği üzüntülü, isteksiz, moralsiz ruh halinden farklı bir şeydir. Bu durumda hissedilen duygular gündelik üzüntü ve sıkıntılar gibi değildir, onlardan daha ağır ve uzun sürelidir ve kişinin günlük etkinliklerini yapmasını engelleyecek dereceye varabilir.psikolojik-ruhsal-tedavi

Sosyal Platformlarda Beğen, Paylaş:

Bir Cevap Yazın