Engelliler için büyük fırsat: evden çalışma imkanı

ENGELLİLERE, ev kadınları ve gazilere evlerinden çalışabilme imkânı sunan çağrı merkezi sistemi ‘Home Agent’ hayata geçirildi. Bu sistem saysinde, 40 kişi, 750 lira maaşla evinden çalışıyor. Bu sayının önümüzdeki bir yılda 200′e çıkması hedefleniyor.

Çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri alanında faaliyet gösteren Callpex firması, engelliler, ev kadınları ve gaziler için evden çalışma sistemi geliştirdi. 40 kişi 750 lira maaşla işe başladı.

Çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri alanında faaliyet gösteren firmanın Genel Müdürü Oğuz Taşkent’in verdiği bilgiye göre, yeni sistemle çağrı merkezi çalışanları başka şehirde bile olsalar, sanki işyerindeymiş gibi çalışabiliyorlar. Evlere kurulan sistemle, mekandan bağımsız olarak çalışan elemanlar, mesai saatlerini kendileri belirliyorlar. Engelliler, ev hanımları, öğrenciler ve gaziler için büyük kolaylık getiren sistem sayesinde, şu an 40 kişi evinden çalışıyor. Bu sayının önümüzdeki 1 yılda 200′e çıkarılmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Home Agent’da IP Contact Center adı verilen son derece gelişmiş bir teknoloji kullanılıyor. Bununla, ev kullanıcılarını internet üzerinden rahatlıkla sisteme bağlanabiliyor. Sistemin tüm kurulumu firma tarafından karşılanıyor. Bunun için gerekli olan tüm bilgisayar sistemi, kulaklıklar ve internet paketini Callpex tedarik ediyor. Evden çalışan kişilerin sadece bir oda ya da sessiz ve sakin bir ortam yaratması yeterli oluyor.
Oğuz Taşkent, Home Agent iş modelinde ücret politikasının normal bir çağrı merkezinin uygulamasından farklı olmadığının altını çizerek, “İşe yeni başlamış, standart bir evde çalışan ortalama 750 lira gelire sahip oluyor. Bu gelir kazanacağı yetkiyle birlikte artıyor” dedi.
Benzer şekilde bir sosyal sorumluluk projesini daha hayata geçireceklerini söyleyen Oğuz Taşkent, şöyle devam etti: “İşitme engellilere yönelik görüntülü çağrı merkezi projesini önümüzdeki aylarda hayata geçireceğiz. Çok yakında özellikle müşteri hizmetleri ve telefonla satış projelerinde işitme engellilere görüntülü çağrı merkezi üzerinden hizmet vermeye başlayacağız.”

Taşkent, Home Agent teknolojisini 1,5 yıllık bir Ar-Ge faaliyeti sonrasında geliştirdiklerinin altını çizerek, şöyle konuştu:

”Şu anda dünya standartlarında bir platforma sahibiz. Dünyada farklı bölgelerde uygulanan bir yöntem olan Home Agent’ı Türkiye’de de yaygın olarak uygulamayı hedefliyoruz. Marka tescil hakkı başvurusunu da yaptığımız Home Agent ile amacımız, teknolojiden yararlanarak aynı merkezi çalışma ortamında değil, evden çalışan müşteri hizmetleri yetkilileriyle kurumlara hizmet sağlayabilmek. Bu şartlarda çalışmak isteyen adaylar, İş Kanunu gereği tam zamanlı veya yarı zamanlı olarak iş başvurusunda bulunabiliyor. Bu adayların belirledikleri boş zamanları ile kendi beklentilerimizi örtüştürerek bir mesai saati belirliyoruz. Böylelikle kişiler, bizim çalışma şartlarına uygun olarak, kendi belirledikleri zaman diliminde çalışabiliyorlar. Bu da çalışan açısından büyük bir kolaylık ve motivasyon aracı oluyor.

Sistemin bakımı, denetimi ve desteği de bizim tarafımızdan yapılıyor. Böylece herhangi bir kişi, sermayeye ihtiyacı olmadan evinden iş sahibi olabiliyor.”

İLK İŞE BAŞLAYANA 750 LİRA GELİR
Home Agent uygulamasında, herhangi bir çağrı merkezinde müşteri yetkilisi olarak çalışabilecek profillerde olan kişileri aradıklarını dile getiren Taşkent, bunları şöyle sıraladı:

”Temel iletişim becerileri kuvvetli, strese karşı dayanıklı, temel eğitime sahip, bunun yanında da özellikle konuşmasıyla karşısındaki kişide güven uyandıran ve müşteriyi ikna edebilme kabiliyetine sahip olan herkes Home Agent olarak çalışabilir. Bu aşamada, kişiden çok ev veya çalışılacak ortamın bu işe uygunluğuna bakıyoruz ki burada belirleyici olan kural sessizlik. Bu hizmetin çocuk gürültüsü, televizyon sesi gibi bazı gürültüleri almayan bir ortam veya odada verilmesi dışında bir beklentimiz yok.”

”SEKTÖRÜN ÜZERİNDE BÜYÜME KAYDETTİK”
Sektörün ekonomik kriz ve durgunluğa rağmen, Türkiye genelinde 2008 yılında yüzde 26 ve 2009 yılında yüzde 26,5 oranında büyüme gösterdiğini dile getiren Taşkent, ”Biz ise Callpex olarak bunun da ötesine geçerek, bu yılın ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 300′e varan büyüme kaydettik, büyük adımlar attık. Var olan hızlı büyüme temposu içinde, özellikle engelli vatandaşlarımıza ve ev hanımlarına ulaştığımızda, bu hedeflerimizi de fazlasıyla aşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

İŞİTME ENGELLİLERE GÖRÜNTÜLÜ ÇAĞRI MERKEZİ
Taşkent, yine benzer şekilde bir sosyal sorumluluk projesi olarak görülebilecek, işitme engellilere yönelik görüntülü çağrı merkezi projelerini de önümüzdeki aylarda hayata geçirmek için çalışma başlattıklarını ifade ederek, ”Çok yakında özellikle müşteri hizmetleri ve telefonla satış projelerinde işitme engellilere görüntülü çağrı merkezi üzerinden hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Çağrı merkezlerinde kaliteyi kontrol edebilmek için en önemli etkenlerden birinin müşteri hizmetleri yetkilisinin yaptığı görüşmeleri izleyebilmek olduğunu ifade eden Taşkent, bu sebeple bütün bu çalışmayı uzaktan yönetebilecekleri bir teknolojik platform oluşturduklarını, böylece, 15-20 kişilik takımları yöneten takım liderlerinin çalışmasını uzaktan gerçekleştirebilme olanağına sahip olduklarını bildirdi.

Engelli “Maaştan Olurum” Korkusuyla İş İstemiyor

GAZİANTEP (A.A) – 11.06.2010 – Sevil Çelik – Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesi’nin İŞKUR ile yürüttüğü, “Ülkeme Katkı İçin Engelli Değilim” projesiyle engellilerin işe yerleştirmede karşılaştığı sorunların giderilmesinin hedeflendiği, buna karşın kendilerine verilen “sakatlık maaşı”ndan yoksun kalmak istemeyen engellilerin, projeye beklenen ilgiyi göstermedikleri bildirildi.

Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şube Başkanı Hulusi Kalender, yıllardır “iş yapamaz” gözüyle bakılan engellilerin üretmesi gerektiğini söyledi.

Her engellinin mutlaka becerileri olduğunu ve bunu ortaya çıkarmak için onu istihdama katmanın, istihdamın önündeki engelleri kaldırmanın çok önemli olduğunu ifade eden Kalender, şöyle konuştu:

“Yaşlı ve muhtaç aylığı altında engellilere, ‘sakatlık’ adı altında verilen bir maaş ödeniyor. Ağır engelli, iş göremez ve hiçbir geliri olmayanlar için bu gelir çok önemli.

Ancak bunun çalışabilir engelliler açısından sakıncaları da var. Bunu alan kişiler kendilerine hazır para geldiği için çalışmıyor ya da parasının kesilmesini istemediği için sigortasız bir işte çalışmak istiyor, çünkü iş güvencesi yok. Bu durum kayıt dışını teşvik ediyor. Hem engelli maaşı alıp hem de sigortalı bir işte çalışan engellilerimiz oldu ve kendilerine birçok ceza geldi. Bunlar çıkarılan afla kurtuldu.”

Kalender, engellinin çalışması, ancak bunun için engelli maaşından vazgeçmesi gerektiğini belirtti. Bazı iş yerlerinin belirli bir süre çalıştırdığı ve uygun olmayan işler verdiği engellileri daha sonra işten çıkardığını dile getiren Kalender, şunları anlattı:

“Koltuk değnekliler, tekerlekli sandalyedekiler ya da bir eli olmayanlar ve çalışmakta zorluk çekenler, işverenler tarafından tercih edilmiyor. Bu kişiler işe alınsa bile mecburiyetten alınıyor ve onlara yapamayacağı işler veriliyor. Daha sonra verimsiz olduğu düşünüldüğü için işten çıkarılıyor. ‘İş buldum’ diye sevinen engelli sakatlık maaşından da işinden de oluyor. Kendisine daha sonra yeniden sakatlık maaşı bağlanması aylar sürüyor. Bu arada bu kişi ne yiyecek, ne içecek?

Devletimiz, son yıllarda sanayicilere, KOBİ’lere istihdam desteği veriyor. Engellilere de teşvik vermeli. İşe alınan engellinin istihdamı en az bir yıl için güvence altına alınmalı. Teşvik alan işveren engelli istihdam eder, onun için yapabileceği bir iş mutlaka bulur.”

Kalender, bu kapsamda geliştirdikleri “Ülkeme Katkı İçin Engelli Değilim” projesinin amacının engellilerin kimseye muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürmelerini, üretken, bağımsız, aile ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bireyler haline gelmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Proje çerçevesinde engellilerin verimli ve doğru istihdam edilmesi, eşit iş koşullarına sahip olması, kendilerine uygun iş ortamında çalışmalarını sağlamak için girişimlerde bulunduklarını dile getiren Kalender, şöyle devam etti:

“Bunun için iş yerleriyle görüşmeler yaparak engellilerin sıkça karşılaştığı ulaşım, muhatap bulamama, geri çevrilme gibi sorunları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Proje kapsamında sosyal hizmet ve insan kaynakları uzmanı ile bir psikolog ve şoför engellilerimize destek oluyor.

Ancak engellilerimiz istihdamlarının güvence altında olmaması ve ‘sakatlık maaşımı da kaybederim’ korkusuyla projeden yeterince faydalanamıyor. İş garantisi olmayan engelliler, kısa bir süre çalıştıktan sonra işten çıkarılınca mağduriyet yaşıyor. Bu sıkıntıdan dolayı işe giremiyorlar, korkuyorlar. Engelli kaç yaşına kadar bu devletin sırtında kalabilir. Biz bu konuyu buraya geldiğinde Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e de ilettik.”