Türk Filmlerine Dava Açılabilir mi? Zeynep Palancıoğlu

Zeynep arkadaşımın çok önceden kaleme aldiği ve benimle paylaştığı bir yazı. Yorumlarınızı eksik etmeyin.Türk filmleri - Kör sahnesi
 
"Nevet, ben kötürümüm" der Cüneyt; heybetli vücudu ile tekerlekli sandalyede
oturduğunu gören badem gözlü Türkan' a. Türkan ne söyleyeceğini bilemez, bir
dansöz kıvraklığı ile döner ve kaçar odadan. Kendisine acınacağından yüzde
yüz emin olan Cüneyt. Cüneyt' i haklı çıkaran ve bu duygudan " kaçan"
Türkan.. 10-15 dakika geçer geçmez, Cüneyt aslanlar gibi ayaktadır ve bir
zamanlar kendisine acıyan Türkan' ın karşısındadır. Bizler önce acıma
duygumuzla vicdanımızın varlığından emin olur, sonra bir "ohh" çekeriz bu
mucizevi iyileşme karşısında; acımaya gerek kalmamış tatmin olmuşuzdur.
Hiçbir Türk filminde bir kötürüm hala kötürümken perde kapanmaz. tabii eğer
filmin kötü adamı ya da kadını değilse. Bir cezadır kötürümlük. ilahi
adaletin vuku bulmasıdır, iyi insanların başına gelmez..
 
Bizler iyiyizdir ve kötürümlük (daha modern deyimi ile engellilik) evler,
odalardan uzak oladır. mıdır? Nasıl bir ülkeyizdir ki 7 milyon insanı bu
kadar kötüdür? Ya kötürüm doğan çocuklar? Kimlerin günahlarının
bedelidirler? İlahi adalet kimilerini görmeyi unutur mu ki bu insanlar hep
cezalı olarak devam ederler hayatlarına?
 
Ve dini bütün vicdanı tam olan bizler hangi güdü ile uzak dururuz bu
cezalandırılmışlardan? Ama bizimle bir ilgisi yoktur onların. Olmamalıdır,
olursa sormaya başlanacaktır? Neden? Nasıl? İyi ama.? Uzak durulmalıdır. Ta
ki, ta ki devlet engelli çalıştırmamanın cezasını 600 bin TL' dan 750
milyona çıkarana kadar. Ucu dokundu, ver ilanı engelli ara. Belki de böyle
olmalıdır. Belki de, engelliyi de normal bir vatandaş sayan gelişmiş
ülkelerde de süreç böyle yaşanmıştır. Ucu dokuna dokuna.
 
3 Aralık Dünya Engelliler günü engelsizlere ne ifade eder? . Ya engelliler
böyle bir günden haberdar mıdırlar? Yoksa topluca habersiz kalmak vicdan
rahatlığı bakımından daha mı iyidir? Ya da acaba anneler günü gibi,
öğretmenler günü gibi, dünya tiyatro günü gibi, sigara günü gibi, ve daha
pek çoook gibi gibi, tüm yazılı, görsel ve işitsel yayın organlarında,
okullarda ve işyerlerinde hatırlansa ve anılsa ucu dokunmadan da bir yol
alınabilir mi?
 
En önemlisi bir gün biz de kötürümlüğün ilahi adaletle bir ilgisinin
olmadığını, herkesin başına gelebileceğini ve milyonlarca insanın geçirdiği
gibi bir ömrün kötürüm olarak geçirilebileceğini anlatan filmler, diziler
çekilir mi?
         

Zeynep Palancıoğlu  

Sosyal Platformlarda Beğen, Paylaş:

Bir Cevap Yazın